Minimum Para, Maksimum Eğlence | Ankara Araç Kiralama

Süleyman Demirel Üniversitesi’nde okuduğum için Isparta’da ikamet ediyorum. Malesef bu şehirde pek gezilecek yer yok. Bu nedenle Ankara Üniversite’sinde okuyan bir arkadaşımın daveti üzerine başkentte gidip, bir hafta tatil yapmayı planladım. Arkadaşım aynı bölümden 2 arkadaşı ile evde kalıyordu. Ev arkadaşları da aynı kendisi gibi cana yakın ve samimi kişiler çıktı. Çok iyi anlaşan bir grup oluşturduk. Hafta sonu ne yapalım diye düşünürken, birden aklımıza kiralık araç ile Ankara turu yapmak geldi. Dördümüzde öğrenci olduğumuz için Ankara araç kiralama fiyatları nasıl diye araştırmaya başladık.

Ankara Araç Kiralama firmasının uygun ücretlerini görünce hemen iletişime geçtik. Bir günlük araç kiralama bedeli olan 80 Lirayı vererek, beğendiğimiz aracı teslim aldık. İlk istikamet olarak Atakule’yi seçtik. Amaç başkenti yüksekten seyredip, tura öyle başlamaktı. Kendi arabamız olduğu için tabi ki otobüs bekleme gibi bir vakit kaybımız olmadı. 15 dakikada Atakule’ye vardık. Başkenttin tüm güzellikleri yukarıdan seyrederek kahvelerimizi yudumladık. Sonrasında ise çok merak ettiğimiz Göksu’ya doğru yola çıktık. Tüm Ankara’ya giden arkadaşlarımın anlata anlata bitiremedikleri bir yerdi Göksu… İçerisinde birçok restoran bulunan parkta piknikte yapabileceğimizi görünce, temiz havada piknik kararı verdik. Arkadaşımla tavla oynayarak eğlendik. Sonrasında göl kenarında yürüyüş yaparak, yediklerimizi biraz eritmeye çalıştık 🙂

 

Kiralık araç ile tura devam ederken, biraz da tarih kokan sokakları ziyaret edelim dedik. Misafir olduğum için ilk seçimi bana bıraktılar. Bende yılın belirli dönemlerinde festivallerin yapıldığı Ankara Kalesi’ni tercih ettim. Sürekli festival zamanlarında medyada sık sık yer alıyordu. Başkentin Altındağ ilçesinde yer alıyormuş. Ankara Araç Kiralama şirketinden aldığımız hizmetin karşılığında yine zaman kaybetmeden kaleye vardık. Oysa Göksu oldukça şehrin dışında kalan bir yerdi. Kalenin tarihi M.Ö 2.yüzyıla kadar dayanıyormuş. Birçok kez tadilat geçiren Ankara Kalesi’nin yapım tarihi ise net olarak bilinmiyormuş. Buraya kadar gelmişken yemeğimizi yiyip öyle gidelim dedik ve Ulus meydanına inerek önce yemeğimizi yedik, sonra bir güzel alışveriş yaptık. Gün sonu yorgunluktan ölüyorduk. Ama o kadar çok eğlenmiştik ki, keşke Ankara’da okusaymışım diye hayıflandım durdum. Aslında aracın süresi ertesi gün sabah bitiyordu ancak biz eve geçmeden önce kiralık arabayı teslim ettik. Sabahları pek erken kalkamıyorduk da 🙂

Güler yüzlü personelleri ile kaliteli hizmet verdiği için Ankara Araç Kiralama şirketine teşekkürlerimizi ilettik. Şuan düşünüyorum da gün boyu oradan oraya gezerken, 4 kişi dünyanın yol parasını verecektik. Ayrıca otobüs gelmesini beklemekte cabası olacaktı… Resmen minimum para, maksimum eğlence olan bir gezi oldu. Ankara’daki arkadaşıma ne kadar teşekkür etsem azdır 🙂

Yorum Yapın